eğer onu hatırlatan bir şarkı duyduğunda
yüzü o an aklına gelmemişse
bu hastalıkltan kurtuluyorsun demektir ![]()
Allah yolunu açık etsin…
|
yüz of sevgiliPosted by einsah
In Aşk
18Oca 10 eğer onu hatırlatan bir şarkı duyduğunda (0) Comments iki yabancıPosted by einsah
In Başlangış
13Oca 10 Artık; İki yabancı iki yabancı Doğum günü çocuğu!! :)Posted by einsah
In Başlangış
1Kas 09 geçen sene yaptığım listeyi bu sene tkr yaptım, nasıl olsa burayı bilen bikaç kişi diye yayımlamakta mahzur görmüyorum. 1)habibe 4 akrabayı çıkarında, 10 kişi yine, geçen senekinin aynı tablosu. şükür kaybetmemişiz bak arkadaş… Güneşten kaçmak mı? asla…Posted by einsah
In Hayat
5Tem 09 Ders çalışırken güneş gözümü girdiği için sandalye yerine masayı kendime çekerek güneşin etkisinden kurtulmaya çalışan ben ve (tabiki) buda olmayınca halıyı (masa sandalye ve halının üstündeki herşeyi) (salonun) cam kenarından ortaya doğru çeken yine ben. ben bana kendim için lazımım…Posted by einsah
In Başlangış
18May 09 Ben Bana Kendim İçin Lazımım , Hatıram Olsun Sana Şarkım —devam— bilmem birisi bana söyledi;Posted by einsah
In Hayat
17May 09 kim umutu dinleyecek kim bana nazlıyı hatırlatacak? merhaba tatlı kızPosted by einsah
In Aşk
10May 09 sen maddiyatta biri değilsin merhaba tatlı kız.. Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe HitabePosted by einsah
In Hayat
21Oca 09 Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik… “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!” şuurunda bir gençlik… Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre… Birincisi iki buçuk asır… Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet…İkincisi üç asır… Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet.. Üçüncüsü bir asır… Allahın, Kur’an’ında “belhümadal - hayvandan aşağı” dediği cücetaklitçilere ve batı dünyasına esaret… Ya dördüncüsü ?… Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle,madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedi helake mahkumiyet… İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören…Bunları,yükseltici aşk, sürün dürücü satıhçılık, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi… Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözle yen bir gençlik… Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün “dikey”leri “ya tay” hale getirecek bir çığlık kopararak “mukaddes emaneti ne yaptınız?” diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik… Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının,evinin, kininin, kalbinin dâvacısı bir gençlik… Halka değil, Hakka inanan, meclisinin duvarında “Hakimiyet Hakkındır” düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik… Emekçiye “Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz, kendini koruyamazsın.! Ama sen de, zulüm gördüğün iddiasıyla, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismar cılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın!” diyecek… Kapitaliste ise “Allah buyruğunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazıma dıkça serbest nefes bile alamazsın!” ihtarını edecek… Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına,vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrâkine sahip bir gençlik… Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı, Türk’ün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını,her sistem ve mez hebe ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayâli varsa hakikatinin,İslâmda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslâm âle mine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik… “Kim var?” diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert “ben varım!” cevabını verici, her ferdi “benim olmadığım yerde kimse yoktur!” fikrini besleyici bir dâva ahlakına kaynak bir gençlik… Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nispette usule, stratejiye uygun bir gençlik… Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta, ak sütün için deki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık made niyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik… Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı,dema gog politikacısı,çıkartma kâğıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı,takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi,mümin zindanı mâbedi,temeli yıkık ailesi, hasılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli tesiri üzerinden atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu sava şı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik… Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa, gelmiş ve geçmiş bütün eski mümin nesillerden hiçbirini beğenmeyecek, onlara “siz güneşi cepleri nizde kaybetmiş marka müslümanlarısınız !Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi!” diyecek ve gerçek müslümanlığın “na sıl” ını ve “ne idüğü” nü her haliyle gösterecek bir gençlik… Tek cümleyle, Allahın, kâinatı yüzü suyu ,hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezâyı bütün yıldızlariyle manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak, ve O’ndan başka hiçbir tutamak,dayanak, sığınak tanımayacak ve O’nun düş manlarını ancak kubur farelerine lâyık bir muameleye tâbi tutacak bir genç lik… İşte bu gençliği, bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum. Şekillenmesi,billurlaşması için 30 küsur yıldır, devrimbazlık kodamanların viski çektiği kamış borularla kalemime ciğerîmden kan çekerek yırtındığım, paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz,su suz, ekmeksiz,başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamın dayım. Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz el lerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil! Allahın selâmı üzerine oIsun… Necip Fazıl Kısakürek benim lan bu sayfadaki artistPosted by einsah
In Hayat
17Oca 09 insanın dünyada sanal bir yerdede olsa – to be continued — Eski Yazılarıma Bakıp GülüyorumPosted by einsah
In Başlangış
15Oca 09 arasıra oturup eski yazılarıma bakıyorum |
|